
Bile bile ateşe gidene ne denir biliyor musunuz? Ben biliyorum... Fakat işin ucunda kendim olunca cevabını veremiyorum bu sorunun bilsem de...
Her zaman kendine söz vermek, sözünün tutamamak, anlık güzellikler uğruna sonsuz güzellikleri elinin tersiyle itmek...
Güzelin kendisi dururken aynadaki aksiyle uğraşmak, ona vurulmak, onun için yanıp tutuşmak...
Bazen diyorum keşke çocuk olsam tekrar... Günahsız, hiçbir şeyin farkında olmayan bir çocuk... Şu anki tecrübelerimi unutmasam ama... Yeniden başlasam hayata...
Mümkün değil bu... Biliyorum ama istiyorum işte bazen... Bazen istemiyor musunuz siz de böyle şeyler...?
Biliyorum mümkün olmadığını ama cevabını bilip de söyleyemediğim sorum gibi tepkisiz kalıyorum bu isteğime... Kalmak istiyorum aslında... Gücüm yetmiyor çünkü... Biliyorum yetmeyeceğini de...
Arıyorum...
Durmadan arıyorum...
Ve her seferinde,
Araya araya bir sona varıyorum...
Yanlıyor, pişman oluyor, baştan başlıyor,
Fakat yine varıyorum aynı sona...
Sonra yine pişmanlık,
Yine her şeyi baştan alma...
Ve her seferinde koca umman içinde,
Ölesiye susuz kalıyorum...
Ve yine her seferinde,
Kendimi hiç olmazsa ben,
Yüzmeyi biliyorum diye kandırıyorum...
Ve bile bile ateşe gidene ne denildiğini de biliyorum...






